| 05 Ağustos 2007, 17:14:52 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« : 05 Ağustos 2007, 17:14:52 » |
|
Aforizma, çeşitli konularda kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve âhenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır.
Kelime anlamı özdeyiştir günümüzde geniş zamanla çekilen tv dizilerinde ve köşe yazarlarının ortaya attığı her derin anlamlı cümle aforizma muamelesi gormektedir.
Aforizma derin anlamı olan geniş duygu ve anlatıların tek ve sloganımsı cümle şeklini almış halidir yani derin duygu tasvirleri ve onlarca kelimeyle ifade edilmeye calışılanın tek solukta çıkmasıdır.
"Damarlarımdaki kan gibisin varlığını her an hissetmiyorum ama yokluğunda yasayamam." (J.Saramago) (sayet unlu edebiyatçıların kitaplarındaki kahramanların ağzında yazılanları yazarların fikri kabul etmek yorum yapmak olur ve sık sık ozellikle Oscar Wilde için bu hataya düşülür) aslında aforizmanın tanımını da yine aforizmaları ile de ses getiren F.Wilhelm Nietzsche yapmıştır :"Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi,on cumlede anlatmaktır." Zaten bu aforizmanın üstüne de aforizma hakkında bir şey söylemek gevezelik etmek olur
Sözcüğün kokeni Latincedeki "aphorismus" sözcüğüdür.
Kaynak: wikipedia
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 05 Ağustos 2007, 17:18:27 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #1 : 05 Ağustos 2007, 17:18:27 » |
|
Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine gerilmiştir bu ip. Üzerinde yürünmek değil de insanı çelmelemek içindir sanki.
İnsanların tüm kusurları sabırsızlık, yaptıkları işte yönteme vaktinden önce son veriş ve sözde bir sorunu, sözde bir çit içine almaktır.
İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet'ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötür geri dönemiyorlar.
Belirli bir noktadan sonra geri dönüş yoktur. Bu noktaya erişmek de gerekir.
Kötü'nün elindeki en ayartıcı silah, savaşa çağrıdır. Kadınlarla yapılan savaşa benzer ki sonu yatakta biter.
Bilgeliğin başladığına ilk işaret, ölmek isteğidir. Bu yaşam dayanılmaz görünür, bir başkası ise erişilmez. İnsan ölmek istediği için utanmaz artık; nefret ettiği eski hücresinden alınıp ilk işi nefret etmeyi öğrenmek olacağı yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır. Bunda belirli bir inancın kalıntısı da etkilidir; taşınma sırasında efendi koridorda görünecek, tutukluya şöyle bir bakacak ve diyecektir ki: "Bu adamın yeniden hücreye kapatılmasına gerek yok. O bana geliyor artık."
Düz bir yolda yürüyor olsaydın, tüm ilerleme isteğine rağmen hala gerisin geriye gitseydin, o zaman bu çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik, senin de aşağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye kayması, bulunduğun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluğa kapılmana gerek yoktur.
Sonbaharda bir yol gibi: Temiz pak süpürüyorsun, sonra yol bir kez daha kurumuş yapraklarla örtülüyor.
Kötü'nün ondan bir şeyle gizleyebileceğinize inanmanızı sağlamasına izin vermeyin.
Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.
Gerçek düşmandan sınırsız bir cesaret akar içinize.
Kötü'ye bir kere kapılarını açmaya gör, kendisine inanılmasını beklemez artık.
İyi, bir bakıma rahatsızlık vericidir.
Din fedaileri bedeni küçümsemez, çarmıha gererek yüceltirler onu; bu açıdan düşmanlarıyla aynı görüştedirler.
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar.
İnsan, içinde yok edilemez bir şeyin varlığından sürekli emin olmadan yaşayamaz; ancak gerek bu yok edilemez şey gerekse de bu güven kendisinden daima gizli olabilir. Bu sürekli gizliliğin kendini açığa vurma yollarından biri, kişisel bir tanrıya inançta kendini gösterir.
Yılanın aracılığı gerekliydi: Kötü, insanı ayartabilir, ama insan olamaz.
Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.
İnsan ancak olabildiğinde az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur, yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil.
Tinsel bir dünyadan başka bir şeyin bulumadığı gerçeği elimizden umuduzu alır, ama bize bir kesinlik bağışlar.
Ev halkını koruyan tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir!
Kendini insanlığa bakarak sına. Şüphe edeni şüpheye, inananı inanca götürür bu.
Giyotin gibi bir inanç. Onun kadar ağır, onun kadar hafif.
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 05 Ağustos 2007, 17:57:09 |
Helackim
...F&S...
Genel Moderatör
   
Teşekkür 452
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 14848
|
 |
« Yanıtla #2 : 05 Ağustos 2007, 17:57:09 » |
|
sayende birşeyler daha öğrendik..
"Damarlarımdaki kan gibisin varlığını her an hissetmiyorum ama yokluğunda yasayamam." çok hoşuma gitti bu söz yaa;bayıldım.ne kadar anlamlı ve net....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 05 Ağustos 2007, 17:58:54 |
paradise
Usta Üye
Teşekkür 284
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 4138
|
 |
« Yanıtla #3 : 05 Ağustos 2007, 17:58:54 » |
|
evet türk güzel konulara değiniyorsun,teşekkürler.. Ev halkını koruyan tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir! bu söz de çok güzel..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 05 Ağustos 2007, 20:24:00 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #4 : 05 Ağustos 2007, 20:24:00 » |
|
KAOS
Güçsüzlüğümüz, varlığımıza dayatılan doğamıza ters, zorunlu bir duruşun sonucudur.Bu duruş doğal oluştan yalıtılarak üretilen insanın yalnızlığını onaylarken onu bağımlı hale getirerek kullaştırır.Süreç, zihnimizin ve be- denimizin kendi öz kontrolümüz dışında yapay bir yaşam alanı yaratılarak varlığını sürdürmesine izin verir.Benliğin mekanik oluşumunu yaratan an- layış, duygu ve hareket noktasında bağımlılığımızı kutsarken,ruh-akıl-sev- gi-eylem arasındaki diyalektik sıfırlanmıştır.Bu sıfırlanma özgür olmadığı- mız gerçeğinin arı bir yansıması olmaktan başka,daha trajik bir sonuca u- laşır : insan üretilerek yok edilmiştir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 06 Ağustos 2007, 21:19:28 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #5 : 06 Ağustos 2007, 21:19:28 » |
|
Aforizmalara devam  *Beni acıtabilmek için önce nereye vuracağını çok iyi bilmelisin Nereye vuracağını bilmek için beni çok iyi tanımalısın Beni çok iyi tanıyabilmek için sevgilim olmalısın Sevgilim olman için seni çok sevmeliyim Yani? Yani seni çok seversem; beni acıtabilirsin Eeee? Ne eee’si?...... Ayrılıyoruz… *aşk ne kadar şiddetliyse, ayrılıklar ve kavgalar o denli şiddetli olur Hiç kavga etmeyen aşıklar mı? Birbirlerini değil ebeveynlerini bulmuşlardır. *Aşkta huzur mu? Sadece bir ateşkestir *Büyük bir aşk her zaman bir rastlantıdır. İlişki sipariş edilir. Satın alınır. Hak edilir. Hatta çalınır. Ama aşk sadece bulunuverir. Birdenbire.. *aşk her zaman haber vermeden gelir ve hazırlıksız yakalar. Çünkü aşk bir süvari baskınıdır. Ne olduğunu anlamadan kargaşanın ortasında buluverirsin kendini. Savaş naraları, nal sesleri arasında. Silahsız, korumasız, ayakların çıplak. Ve parlar aniden bir kılıç üzerinde Bir tek darbeyle alır canını Bir at başı seçebilirsin sadece hayal meyal Sağrısı ter kan içinde, ağzı köpük, kulakları dik Burun delikleri kocaman açılmış Süvarisi kim? Niye şimdi? Ve niye sen? *Sonsuza kadar sürecek yegane aşklar yarım kalmış aşklardır *sonsuza kadar süremeyeceğini bilerek yaşadığımız bir aşk daha uzun sürer. Ne kadar sürer? Kim bilir, beklide sonsuza kadar sürer *bir ömür boyu : ya ömür boyu değildir; ya da aşk değildir. *en hızlı yatıştırıcı sekstir. En etkin sakinleştirici ise kısa ve küçük bir aşk.
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 06 Ağustos 2007, 22:33:16 |
|
serkan yılmaz
|
 |
« Yanıtla #6 : 06 Ağustos 2007, 22:33:16 » |
|
"Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi,on cumlede anlatmaktır." Zaten bu aforizmanın üstüne de aforizma hakkında bir şey söylemek gevezelik etmek olur
bilmemek ayıp degıl ogrenmemek ayıp
|
|
|
|
|
Logged
|
"FeRRoLi" "canım NeVa kızım" "Bir Gülüşün Yeter" H % S"
|
|
|
| 06 Ağustos 2007, 22:46:26 |
|
rakani
|
 |
« Yanıtla #7 : 06 Ağustos 2007, 22:46:26 » |
|
yararlı bilgiler bunlar eyvallah. aklıma takılan Latince alfabesinden çok kelime kullanıyoruz
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 19 Ağustos 2007, 20:54:24 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #8 : 19 Ağustos 2007, 20:54:24 » |
|
?Tek sorumlu davranış biçimi şu olabilir: kendi bireysel varoluşumuzu bir ideolojiye dönüstürmekten kaçınmak ve özel yaşamımızı da en alçakgönüllü, en iddiasız ve en gürültüsüz biçimde sürdürmek -ama artık iyi yetişmiş olmanın bir gereği olarak değil, bu cehennemde hala soluyabilecek havayı bulabiliyor olmanın utancından ötürü.?
_________________________________________________________________________________________
?Umutsuzlukta hep bir dönüşsüzlük vurgusu bulunur; ama durum düzelemeyecek olduğu için değildir bu, çürüyüş geçmişi de kendi girdabına çektiği içindir. Öyleyse geçmişi şimdinin çamurlu akıntısı dışında tutmaya çalışmak da aptalca bir duygusallık olur. Geçmişin tek umudu, yıkıma savunmasızca maruz kaldıktan sonra, onun içinden farklı bir şey olarak çıkma olasılığıdır. Ama umutsuz ölen kişi bütün ömrünü boşuna yaşamıştır.?
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 20 Ağustos 2007, 00:42:55 |
|
krmkrmkrm
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #9 : 20 Ağustos 2007, 00:42:55 » |
|
“yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır.”
"en insani davranış, bir insanin utanılacak duruma düşmesini önlemektir. "
`ümit, acıların en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır`
"ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır"
friedrich nietzsche'den aforizmalar
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 27 Ağustos 2007, 22:13:48 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #10 : 27 Ağustos 2007, 22:13:48 » |
|
Şair, Bir Çocuk İşte, Ülkesi Şiir Şiir alınır satılır mı ? diye sormuşlar. Susmuş şair. Şiirin borsası açılmış, Şiirsiz bir kentte. Şiirin coğrafyası? Soyunmuş şair. Biraz İlhan Berg. Söz'ü ellerine aldıkları söylenir şairlerin, kokladıkları. Evet, demiş şair, Karun'dan bile zenginim. Çünkü, söz'üm var, dilediğim her şeyi yarattığım! Yıldızlara bakarmış şair, söylediği gelecek, ama fal değil! Şiiri anlat, demişler şaire. Sadece sevmek, demiş, çok değil, sadece! Seyahati sever misin? Demişler şaire. Bilmem, demiş şair, hep yolda olduğumdan , düşünmedim! Nereye gidiyorsun? Demişler şaire: Söz'e... Şair, Akdeniz, demiş; Akdeniz, Akdeniz değilken daha. Sevdiği, şairi sırılsıklam görünce, "Ne bu halin?" demiş. Şair, Akdeniz, bir deniz var artık! Bugünü Şiire ayırıyorum, dediğim zaman ne olur? Şiirim değil, Şiir sevinir. Bu, Şiir söylemek değil, Şiirle birliktelik, yarenlik.
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 28 Ağustos 2007, 00:18:23 |
nartanesi
Davetiyesiz Üye
Teşekkür 18
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 528
|
 |
« Yanıtla #11 : 28 Ağustos 2007, 00:18:23 » |
|
1 Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine gerilmiştir bu ip. Üzerinde yürünmek değil de insanı çelmelemek içindir sanki. 2 İnsanların tüm kusurları sabırsızlık, yaptıkları işte yönteme vaktinden önce son veriş ve sözde bir sorunu, sözde bir çit içine almaktır.
3 İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet'ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötür geri dönemiyorlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 28 Ağustos 2007, 23:13:41 |
mürsel gülveren
Tecrübeli Üye
Teşekkür 311
Offline
Mesaj Sayısı: 1928
|
 |
« Yanıtla #12 : 28 Ağustos 2007, 23:13:41 » |
|
İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet'ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötür geri dönemiyorlar.
türk maşaallahın var ellerin dert görmesin [alkis]
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 30 Ağustos 2007, 19:17:43 |
TÜRK
Haxan
Usta Üye
Teşekkür 361
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3611
|
 |
« Yanıtla #13 : 30 Ağustos 2007, 19:17:43 » |
|
*başka kadınlarla yatacağımdan şüphelenen kadın aslında kendinden şüphelenmektedir.
*Kıskanç bir kadın huzurumuzu bozar ama gururumuzu okşar. Ve bencil bir aşık için gururu huzurundan her zaman daha önemlidir.
*Erkeklerin kıskançlığı biraz daha farklıdır. Erkek ihanet eden kadınını kıskanmaz; öbür herifin talihini, cazibesini, neşesini ve keyfini kıskanır. Erkeklerin kıskançlığı kadınlarına duyduğu güvensizlikle ilgili değil, kendi erkekliklerine duydukları güvensizlikle ilgilidir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Peygamberlerden Hazreti Nuh'un oğlu Yafes'in Türk adında biroğlu vardır. Türk Milletinin ceddi bu zattır.
|
|
|
| 31 Ağustos 2007, 11:37:03 |
özerk
ÜLE İŞDEEEE
Tecrübeli Üye
Teşekkür 243
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1620
chennnnnnnnn üzümlü kekim,doğu incim;))
|
 |
« Yanıtla #14 : 31 Ağustos 2007, 11:37:03 » |
|
 Çağımızdan iki yüzyıl önceydi. Nicea şehrinde bir Hipparkos, dünyanın güneşe olan uzaklığını hesaplamıştı. O vakit de krallıklar vardı kurulup yıkılan.O vakit de tanrılara tapıyor ve dinsizleri yakıyordu insanlar. Askerler ölüyordu, tunç sesleriyle çınlıyordu ortalık. Ve Hipparkos, yıldızların kataloğunu hazırlıyordu." Ilya Ehrenburg not:ALINTIDIR!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
SEKİZ YAŞINDAYSANIZ VE AŞIKSANIZ HAYAT BAZEN KARMAŞIK OLABİLİYOR!!!
İMZA:CEDRIC;))
|
|
|
|